top of page

Her Sabah

Gece olduğunda ve herkes uyuduğunda

Uyumayan duygular ayakta kalır

Seni çıldırtırcasına çöker göz kapaklarına

Kalbinin atışı değişir

Kalp krizi geçirdiğini zannedersin

Sandığın cehennemidir bu dünyanda

Parmağın ağzına gider

Ya da bir kadeh olur ellerinde

Bir şekilde yersin tırnaklarını

İsyan ettiklerin gelir gözlerinin önüne

Dişlersin onları kendi bedeninde

Sen bunlarla uğraşırken sabah olur

Sen seçersin yeni günde

Cenneti ya da cehennemi

Neyi seçersen seç

O senin sabahındır

Her gün gece olur

Sonra sabah

Sen her gün seçersin

Cennetini ya da cehennemini

 

Tankut ÖZTUNA

Tippler

So that the fire inside you doesn't go out

He pours two glasses of gasoline every evening to his pain

Don't think that evening people

Drink to forget

All you have left is the pain of those loves

What would the evening be without them?

Sleep is half of death

Two glasses speed up death

Even though it looks like suicide

It is the life of the evening person

Tankut ÖZTUNA

AYRILIK

 

Bir yaz sabahıydı

Bir huzur sabahıydı doğduğumda

Kuşlar ötüyordu

Issız sessiz karanlık bir yoldu

Babam bekliyordu beni

Yanlızca

Babam ve sen

Sevginiz ve sıcaklığınız.

Nelerden bahsettiğinizi

Hatırlamıyorum ama

Benim mutsuzluğummuş tartıştığınız

Kumsalda oturdum

Siz ayrıldıktan sonra

Yanlızlığıma ağladım

Bilseydim sensizliğin böyle zor olduğunu

Kumdan kaleler yapar İçine saklanırdım anne

Daha çok öperdim seni

Kokunu içime çekerek

Avuturdum kendimi

Halen perdelerle oynuyorum biliyor musun?Arkasından sen çıkarsan diye

Babam içine gömdü yalnızlığını

Halen seviyor biliyorum seni

Ona sorsan Saçları ele veriyor yalanlarını

Bir garip oldu senden sonra

Suskunlaştı

Özledim aşkınızın masallarını.

Anne sana kızmazdım

Bana yaşattığı sensizlik için

Ve sensizliğim için

Mutlululuğumu bir bitki gibi

Çekip almazdın sen toprağından

Yanımda olsaydın,

Sana hayatın hayal kurmayacak kadar riskli

Denizin göründüğü gibi sessiz olmadığını

Yalnızlığın ne kadar zor

Mutsuzluğun ne kadar acı olduğunu

Anlatırdım

Daha bu yaşımda

Yakamozları saymaktan yoruldum

Geri geleceğin yılları sayarcasına

Peri masalarında uyuturdun beni

O masallarda

Anlatmadın ki annesiz kalacağımı

Nasıl bıraktın gittin

Nasıl unuttun beni

Kumlara uzanıp denizi seyrederdik

Dalgalarla oynaşırdık sen ve ben

Artık denizi sevmiyorum

Ayrılık koktuğu için

Sahte bir sürü anım

Bir de sahte gülüşüm kaldı

Sen gittiğinden beri.

Anıların sıyrılmadı yıllarımdan

Bir ihtiyar gibi yas tuttum ardından

Küçücük yüreğimle.

BirgünBeni ister

Beni özler

Pişman olursan

Zarfa koyVe bana gönder

Gözyaşlarını.

 

Hüseyin Aykut ÖZTUNA 20/03/2012

bottom of page