Emeklilerin Geçim Mücadelesi — Ay Sonu Değil, Her Gün Uçurum
- Tankut Öztuna
- 7 dakika önce
- 2 dakikada okunur

Giriş: Sessiz Bir Yoksulluk
Emeklilik, bir ömrün karşılığı olarak huzur ve güven vaat eder. Ancak bugün birçok emekli için bu dönem, dinlenmenin değil hayatta kalma mücadelesinin adıdır. Artan yaşam maliyetleri, düşen alım gücü ve yetersiz maaşlar; emeklileri her gün biraz daha görünmez bir yoksulluğun içine itmektedir.
Bu yoksulluk bağırmaz. Utanır. Saklanır. Ve çoğu zaman fark edilmez.
1. Rakamlar Değil, Hayatlar Konuşuyor
Enflasyon oranları, sepet hesapları ve resmi veriler; emeklinin sofrasına yansıyan gerçeği anlatmakta yetersiz kalır. Çünkü mesele yalnızca sayılar değil, yaşanan hayatlardır.
Bir emekli için:
Pazar filesi her hafta biraz daha hafifler
Et, süt ve meyve “lüks” kategorisine girer
Sağlık harcamaları ertelenir
Bu durum, fiziksel olduğu kadar psikolojik bir yıpranma da yaratır.
2. Pazardan Çöpe: Görünmeyen Utanç
Bugün birçok emekli, pazar tezgâhlarının kapanmasını beklemektedir. Sebep indirim değil; çöpe atılan sebze ve meyvelerdir. Bu tablo, yoksulluğun en ağır biçimidir çünkü insan onurunu hedef alır.
Bu insanlar tembel değildir. Bu insanlar beceriksiz değildir. Bu insanlar bir ömrü çalışarak geçirmiş bireylerdir.
3. Emeklilikte Yalnızlık
Geçim sıkıntısı, yalnızlığı da beraberinde getirir. Sosyal hayattan çekilme, misafir ağırlayamama, çocuklara yük olma korkusu…Birçok emekli için en ağır yük:
“Kimseye muhtaç olmama” isteğinin kırılmasıdır.
Bu kırılma, sessiz depresyonlara ve içe kapanmaya yol açar.
4. Sağlık: Ertelenen Hayat
Emeklilik yaşı, aynı zamanda sağlık sorunlarının arttığı bir dönemdir. Ancak geçim derdi yaşayan bir emekli için:
İlaçlar bölünür
Doktor randevuları ertelenir
Tedaviler yarım kalır
Sağlık, bütçeye göre ayarlanamaz; ama emekli bunu yapmak zorunda bırakılır.
5. Psikolojik Etkiler: Değersizlik Hissi
Uzun yıllar üretmiş, vergi vermiş, çocuk büyütmüş bireylerin kendini “yük” gibi hissetmesi, toplum adına ciddi bir alarmdır. Geçim mücadelesi:
Özgüveni zedeler
Toplumsal aidiyeti zayıflatır
Umudu törpüler
Bu durum yalnızca bireysel değil, toplumsal bir ruh sağlığı sorunudur.
Sonuç: Bu Bir Lütuf Değil, Haktır
Emeklilere insanca bir yaşam sunmak:
Bir iyilik değil
Bir yardım değil
Bir haktır
Bir toplum, yaşlılarına nasıl davrandığıyla ölçülür. Emeklilerin geçim mücadelesi, yalnızca onların değil; hepimizin geleceğinin aynasıdır.
Sessiz kalan yoksulluk, en gürültülü adaletsizliktir.
Tankut ÖZTUNA









Yorumlar